Darwinist Komünistlerin Dünyaya Getirdikleri Zulüm ve Dehşet


Anarşi ve terör Marksizmin ve komünizmin vazgeçilmez bir yöntemidir. Marksizmin terör ve şiddete olan eğilimi, ünlü Paris Komünü deneyimiyle birlikte Marks henüz hayatta iken ortaya çıkmıştır. Terör özellikle de Marks'ın teorisini pratiğe döken Lenin'le birlikte komünist ideolojinin ayrılmaz parçası haline gelmiştir. Dünyanın dört bir yanında komünistler milyonlarca insanın kanını dökmüş, terör örgütleri kurarak insanlara acı, korku ve dehşet yaşatmıştır. İlerleyen sayfalarda da görüleceği gibi, bugün tüm komünist liderler, yaptıkları zulüm ve kıyımlarla hatırlanmaktadırlar. Ancak buna rağmen bazı çevreler hala, bu eli kanlı, acımasız katillerin resimleri ile duvarlarını süsleyebilmekte, hala bu sadist ruhlu insanları kendilerine yol gösterici olarak kabul edebilmektedirler.

Her ne kadar bazı komünistler şiddetin ve terörün komünizmin bir uygulaması olmadığını, ancak bazı kişilerin uygulamasında yer alarak komünizme mal edildiğini iddia etseler ve komünizmi aklamaya çalışsalar da, ortada inkar edilemez bir gerçek vardır: Komünizmin kurucuları şiddeti ve terörü bizzat savunmuşlar ve ideolojileri için zaruri görmüşlerdir. Amerikalı siyaset bilimci Samuel Francis, bu konuda şu yorumu yapar:

Marx ve Engels, devrimin her zaman kuvvet zoruyla olacağını savunurlar. Devrimcilerin, hakim güce karşı şiddet kullanmak zorunda oldukları konusunda ısrarlıdırlar ve her zaman terörizme verdikleri desteği açıkça belirtmişlerdir. 96

Karl Marx, "Ayaklanma savaş kadar bir savaştır" demiş ve kendine "devrimci siyaset"in en önde gelen isimlerinden olan Danton'ın şu sözlerini düstur edinmiştir: "Saldır, saldır, gene saldır!"97 Terörün sistemli olarak kullanılmasının gerekliliği konusunda Lenin'in de çok açık ifadeleri vardır. Bunlardan birkaçı şöyledir:

Propogandacılar her grubu basit bomba formülleriyle donatmalılar. Onlara işin mahiyeti hakkında açıklamalar yapmalı ve gerisini onlara bırakmalılar. Gruplar derhal askeri eğitimlerine, operasyonlara katılarak başlamalılar. Bazıları bir casusun öldürülme işini veya bir polis karakolunu basma görevini üstlenmeli. Bir kısmı ise banka soymalı.98

Biz politik öldürmelere kesinlikle karşı değiliz� Sadece geniş halk kitleleriyle doğrudan bağlantılı olan bireysel terörist hareketler değer taşırlar.99

Bazı kimseler bizi zalimliğimiz sebebiyle ayıpladıkları zaman, bu kişilerin en basit Marksist prensipleri dahi nasıl unutabildiklerine hayret etmekteyiz.100

Bir işçi toplantısında söz aldığında ise Lenin, terörün kendileri için ne kadar vazgeçilmez olduğunu şu dehşet verici ifadeleriyle açıklamıştır:

Eğer kitleler kendiliğinden ayağa kalkmazsa, hiçbir şey başaramayız. Spekülatörlere karşı terör uygulamadığımız -hemen oracıkta kafalarına bir kurşun sıkmadığımız- sürece hiçbir yere varamayız.101

Rusya'daki Ekim Devrimi'nin en önemli liderlerinden biri olan Trotsky ise Lenin'in ifadelerini pekiştirecek şekilde şöyle söyler:

Fakat ihtilal, ihtilalci sınıftan emrindeki bütün yöntemlerle gayesine varmasını talep eder; eğer gerekirse silahlı bir ayaklanma ile, eğer mecbur olursa terörizmle.102

Trotsky bir başka konuşmasında ise daha da ileri giderek şöyle demiştir:

Partimiz iç savaş içindir. İç savaş ekmek için mücadeledir� Yaşasın iç savaş.103

Lenin ve Trotsky gibi komünist teorisyenlerin bu kuramları, Rusya'daki Bolşevik devriminde pratiğe döküldü. Devrim sürecinin yaşandığı 1917 sonbaharında geniş çaplı katliamlar, yağmalamalar ve vicdana sığmayan bir vahşet başladı. Devrime karşı olanlar veya karşı olacağından şüphe edilen insanlar sebepsiz yere toplanıyorlar, tutuklanıyorlar, kurşuna diziliyorlardı; evler yağma ediliyor, yakılıp yıkılıyordu. Lenin ve Trotsky ile başlayan terör, Stalin yıllarında katlanarak devam edecekti.

New York Times'tan Harrison E. Salisbury, Sovyet sistemi terör ve esir kampları ile ilgili olarak şu yorumu yapıyordu:

Bir kıtaya hakim olan terör� Yüzbinlerce kişi idam edildi. Sovyet teröründe milyonlarca kişi öldü, bunların yanında Çar bile daha masum kaldı. Yılda 3-4 milyon kadın ve erkek tutuklanıp sürgüne yollanıyordu ve suçlarının ne olduğunu bile bilmiyorlardı. Düşünmenin bile ürküttüğü, sistemli ve aralıksız devam eden şeytani bir uygulama hüküm sürüyordu.104

Özellikle Kırım Türkleri, Orta Asya Türkleri, Kazaklar gibi Rus olmayan halklar Sovyet rejiminin terörüne maruz kaldılar. Rus toplumunu Kazaklar'dan arındırmakla görevli özel mahkemeler olan "troyka"lar kuruldu. Sadece 1920 yılının Ekim ayında dahi bu troykalar 6.000'den fazla kişiyi ölüme mahkum etti ve bu kararlar derhal infaz edildi. Rejime karşı çıkan ve yakalanmayanların aileleri, hatta bazen komşuları sistematik şekilde rehin alındı ve toplama kamplarına kapatıldılar. Ukrayna kamplarından birinin şefi Martin Latsis, raporlarından birinde bunların gerçek birer ölüm kampı olduğunu şöyle itiraf ediyordu:

Maykop yakınlarındaki bir kampta toplanan rehineler -kadınlar, çocuklar ve yaşlılar- çamur içinde ve Ekim soğuğunda korkunç şartlarda yaşıyor� Sinekler gibi ölüyorlar� Kadınlar ölmemek için herşeyi yapmaya hazır. Kampı korumakla görevli askerler bu kadınların ticaretini yapmak için bu durumdan yararlanıyorlar.105

Darwinizm'in etkisindeki komünist ihtilalciler, gözü dönmüş bir şekilde insan kıyımı yapıyorlardı. O döneme ait belgelerden anlaşıldığına göre, tek amaç toplu katliamdı. Ne kadar çok insan öldürürlerse o kadar çok başarı elde edeceklerine inanıyor gibiydiler. Komünist devrime karşı olduğundan şüphelendikleri herkesi yoketmeyi amaçladıkları, aldıkları bir kararda şöyle açıklanmaktadır:

� Pyatigorsklu Çekacılar (Karşı Devrimle Savaş İçin Olağanüstü Komite), çılgınca bir tutuklama ve idam eğlencesine daldı. Lander'e göre "Kızıl Terör Meselesi" kolay bir şekilde çözüldü. Pyatigorsklu Çekacılar bir günde 300 kişiyi idam etme kararı aldı. Piyatigorsk şehri ve çevre kasabalar için kotalar oluşturuldu ve parti örgütlerine idam listeleri hazırlamaları emredildi� Daha iyi bir fikir olmadığından, hastanede bulunan insanların öldürülmesine karar verildi.106

Komünist taraftarı bir gazete olan Krasnıy Meç'in ilk sayısının başyazısında okuyuculara açıklandığı gibi komünistler herşeyi mübah görüyorlardı ve Kızıl bayrağın renginin oluşması için "kan" akıtılması gerektiğine inanıyorlardı:

� Bize göre herşey mübah, zira biz dünyada zulmetmek ve köleleştirmek için değil, insanlığı zincirlerinden kurtarmak için ilk kılıç çekenleriz� Kan mı? Oluk oluk aksın! Çünkü yalnızca kan korsan burjuvazinin kara bayrağını devrimin bayrağı olan Kızıl sancağa ebediyen boyayabilir. Çünkü yalnızca eski dünyanın ölümü bizi çakalların dönüşünden ebediyen kurtarabilir.107

Tüm bu işkencelerin yanı sıra Stalin tarafından, köylülerin ürünlerine zorla el koyan "zoralım birlikleri" kurdu. Bu birlikler de halka türlü zulümde bulunuyordu. 14 Şubat 1922'de bir müfettiş şunları yazıyordu:

Zor alım birliklerinin haksız uygulamaları akıl almaz boyutlara ulaştı. Tutuklanan köylüler sistematik biçimde soğuk hangarlara kapatılıyor, kırbaçla dövülüyor ve ölümle tehdit ediliyor. Teslim etmeleri gereken kotanın tamamını dolduramayanlar, elleri kolları bağlanıp, çıplak bir şekilde köyün ana caddesi boyunca koşmaya zorlanıyor ve sonra da soğuk bir hangara tıkılıyor. Çok sayıda kadın bayılana kadar dövüldükten sonra çıplak olarak karda açılan çukurlara konuluyor�108

Stalin, İspanya'nın da SSCB için fırsatlar sunduğuna ve bu ülkeye de müdahale etmenin fayda getireceğine inanıyordu. Bu nedenle İspanya İç Savaşı'na komünistleri destekleyerek taraf oldu. Ancak bununla birlikte SSCB'deki terörü İspanya'ya da taşıdı. Burada yapılan işkence ve zulüme bir örnek ise, 1938 yılının başında 200 anti-Stalinist'in tutulduğu bir toplama kampıydı. Buradan kurtulan tutuklulardan biri bu kampı şöyle anlatıyordu:

Stalinciler burayı bir Çeka yapmak istedikleri sırada, biz küçük mezarlığı temizliyorduk. Çekacıların aklına şeytani bir fikir geldi; açık mezarlarıyla, iskeletleriyle ve kokuşmaya başlayan yeni cesetleriyle mezarlığı olduğu gibi bıraktılar. Ve en yola gelmez mahkumları, geceler boyunca buralara gömdüler. Bundan başka, daha vahşi işkenceler de uygulandı: Birçok mahkum günler boyunca ayaklarından baş aşağı asıldı. Diğerleri zar zor nefes alabilsinler diye yüz hizasında birkaç küçük delik bulunan daracık dolaplara kapatıldı� Çok daha kaba bir işkence yöntemi daha vardı: Çekmece adı verilen bu yöntemle mahkumlar, kapalı sandıkların içinde çömelerek duruyor ve günlerce bu pozisyonda kalmak zorunda bırakılıyordu. Bazıları bu durumda sekiz on gün kımıldayamadan kaldı.109

Papa XI. Pius ise, 1931 tarihinde Quadragesimo Anno başlığını taşıyan papalık bildirisinde komünizmin dünyaya getirdiği şiddet için şöyle demişti:

Komünizm, öğretisinde ve eyleminde, gizlenmeden ve dolambaçlı yollara sapmadan, açıkça ve en şiddet içerenleri de dahil bütün olanaklarını kullanarak ulaşmaya çalıştığı çifte bir amaca sahip: Amansız bir sınıf savaşı ve özel mülkiyetin tamamen ortadan kaldırılması. Bu amacın peşinde koşarken, korktuğu ya da saygı duyduğu hiçbir şey yoktur; iktidarı ele geçirdiği yerde, inanılması güç ve olağanüstü derecede vahşi ve acımasız görünüyor. Doğu Avrupa'nın ve Asya'nın birçok ülkesinde üst üste yaptığı korkunç katliamlar ve yıkımlar buna tanıklık ediyor.110

Yukarıdaki alıntıda da ifade edildiği gibi, komünizmin ana amaçları, amansız bir sınıf savaşı ve özel mülkiyetin tamamen ortadan kaldırılmasıydı. Yani amaç Darwin'in biyoloji alanında uyguladığı evrim teorisinin, insan toplumları içinde de uygulanması ve insanların doğadaki vahşi hayvanlar gibi bir çatışma, savaş içinde olmasıydı. Komünizm belasının sıçradığı ülkeler bu fikirlerin acısını yıllar boyunca çok yoğun şekilde yaşadılar.

Komünizmin getirdiği belalar, Rusya ile sınırlı değildi. Sıçradığı ülkeler içinde en çok zarar görenlerden biri de Çin oldu.
Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf
bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?
(Nisa Suresi, 75)

komunizm kurtuluşmuş bakın

komunizm kurtuluşmuş bakın hele,kurucusu marx kanlı devrimleri savunuyordu,ayrıca darwinden etkilenmişti ve insanı hayvan olarak görüyordu,din düşmanıydı ayrıca kendisi,dünyaya bu kadar acı getirmiş bir adamın ideolojisini savunmak akıl tutulmasıdır,ondan etkilenen lenin ve stalin denen beyler onca kişiyi katletmiştir,lenin bilerek kıtlık yapmıştır,onca köylü açlıktan ölmüştü,hatta aç kalan köylüler komşusunun çocuklarını kaçırarak yemeye başlamışlardı, komunizm kurtuluştur demeyin hala...

islam'dan başka kurtuluş yolu yoktur!

Şüphesiz o Kur’an, 'hak ile batılı ayırd eden'* bir sözdür.
(tarık suresi 13.ayet)

Onlar hâlâ 'cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar?'*
Kesin olarak inanacak bir toplum için,
'kimin hükmü Allah’ınkinden daha güzeldir?'*
(maide suresi 50.ayet)

O halde insanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi 'hiçbir değerle'* değiştirmeyin; 'Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.'*
(maide suresi 44.ayet)

'Allah’ın indirdiği ile'* hükmetmeyenler, 'zalimlerin ta kendileridir.'*
(maide suresi 45.ayet)

'Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.'*
(maide suresi 47.ayet)

Kuran’ı, önce gelen Kitap’ı tasdik ederek ve ona şahid olarak gerçekle sana indirdik. 'Allah’ın indirdiği ile'* aralarında hükmet; gerçek olan sana gelmiş bulunduğuna göre, 'onların heveslerine uyma!'*
(maide suresi 48.ayet)

müslüman olduğunu söyleyen bir kişi, sanki dinimizde özgürlük, eşitlik yokmuş gibi,
başka şeyler de arıyorsa, o kişi iman sahibi değildir! dinini beğenmiyor,
çağa uygun olmadığını düşünüyor demektir! bu da zaten, imanının olmadığını,
gerçek manada iman edilmediğini gösteriyor! iman etmek demek,
islam'a bütün olarak inanmak ve kabul etmek demektir!
dinde eksikler olduğunu düşünüyorsa, bu çağa uymadığını düşünüyorsa,
bu eksikliği de, islamın dışındaki bir takım ideolojilerde arıyorsa, o kişi müslüman değildir!
din ile o kişinin kesinlikle hiç bir alakası yoktur! bir insan hem müslüman, hem komünist
olamaz! hem müslüman, hem de komünist olduğunu düşünüyorsa, o kişi imandan çıkmıştır!
zaten müslüman olduğunu söyleyip, hem de komünist olduğunu söyleyen kişiler,
hep inançsız kişilerdir! bunların ''müslümanım'' demeleri boş laftır!
Allah'ın dininde eksik yoktur! Allah'ın dininde yanlış yoktur!
Allah'ın dini varken, başka şeyleri aramaya gerek yoktur!
zaten ''müslüman'' demek, Allah'ın dinine inanıp, ondan başkasını kabul etmeyen demektir!
kabul eden de, zaten müslüman değildir! bütün mesele budur!
şimdi bakalım komünistler ne demiş;

"Hiç şüphesiz biz komünistler, kelimenin gerçek manasıyla Allahsızız. Hiçbir dine inanmayız. Bizim görüşümüz diyalektik materyalizmin ve tarihi materyalizmin görüşüdür." (Çang Çi Yi, Çin Komünist Partisi yöneticisi, 4 Nisan 1962)

"Dine karşı gerçek anlamda savaştık ve savaşıyoruz" (Marks, Engels, Lenin, Stalin, Kadın ve Marksizm, s.225)

"Bir Marksist materyalist olmalıdır, yani din düşmanı" (V.I.Lenin, Toplu Eserler, cilt 35, s.121)

"Din halkın afyonudur. Halkın aldatıcı mutluluğu olarak, dinin ortadan kaldırılması halkın gerçek mutluluğunun beyan ettiği taleptir." (Karl Marx, F. Engels, Din üzerine, sf.38)

Katliam ve şiddet de, komünizmin teorisinde vardır;

"Terörü prensip olarak hiç reddetmedik ve hiçbir zaman da reddetmeyiz." (Lenin Collected Works, Moskova, cilt 9, sf.19)

"Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak... Devletin hazinelerinden paraları almak... Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır." ("Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkında", Homizuri G.P., Moskova 2005)

islam'dan başka kurtuluş yolu yoktur!

Şüphesiz o Kur’an, 'hak ile batılı ayırd eden'* bir sözdür.
(tarık suresi 13.ayet)

Onlar hâlâ 'cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar?'*
Kesin olarak inanacak bir toplum için,
'kimin hükmü Allah’ınkinden daha güzeldir?'*
(maide suresi 50.ayet)

O halde insanlardan korkmayın, benden korkun, ayetlerimi 'hiçbir değerle'* değiştirmeyin; 'Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, işte onlar kafirlerdir.'*
(maide suresi 44.ayet)

'Allah’ın indirdiği ile'* hükmetmeyenler, 'zalimlerin ta kendileridir.'*
(maide suresi 45.ayet)

'Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların ta kendileridir.'*
(maide suresi 47.ayet)

Kuran’ı, önce gelen Kitap’ı tasdik ederek ve ona şahid olarak gerçekle sana indirdik. 'Allah’ın indirdiği ile'* aralarında hükmet; gerçek olan sana gelmiş bulunduğuna göre, 'onların heveslerine uyma!'*
(maide suresi 48.ayet)

müslüman olduğunu söyleyen bir kişi, sanki dinimizde özgürlük, eşitlik yokmuş gibi,
başka şeyler de arıyorsa, o kişi iman sahibi değildir! dinini beğenmiyor,
çağa uygun olmadığını düşünüyor demektir! bu da zaten, imanının olmadığını,
gerçek manada iman edilmediğini gösteriyor! iman etmek demek,
islam'a bütün olarak inanmak ve kabul etmek demektir!
dinde eksikler olduğunu düşünüyorsa, bu çağa uymadığını düşünüyorsa,
bu eksikliği de, islamın dışındaki bir takım ideolojilerde arıyorsa, o kişi müslüman değildir!
din ile o kişinin kesinlikle hiç bir alakası yoktur! bir insan hem müslüman, hem komünist
olamaz! hem müslüman, hem de komünist olduğunu düşünüyorsa, o kişi imandan çıkmıştır!
zaten müslüman olduğunu söyleyip, hem de komünist olduğunu söyleyen kişiler,
hep inançsız kişilerdir! bunların ''müslümanım'' demeleri boş laftır!
Allah'ın dininde eksik yoktur! Allah'ın dininde yanlış yoktur!
Allah'ın dini varken, başka şeyleri aramaya gerek yoktur!
zaten ''müslüman'' demek, Allah'ın dinine inanıp, ondan başkasını kabul etmeyen demektir!
kabul eden de, zaten müslüman değildir! bütün mesele budur!
şimdi bakalım komünistler ne demiş;

"Hiç şüphesiz biz komünistler, kelimenin gerçek manasıyla Allahsızız. Hiçbir dine inanmayız. Bizim görüşümüz diyalektik materyalizmin ve tarihi materyalizmin görüşüdür." (Çang Çi Yi, Çin Komünist Partisi yöneticisi, 4 Nisan 1962)

"Dine karşı gerçek anlamda savaştık ve savaşıyoruz" (Marks, Engels, Lenin, Stalin, Kadın ve Marksizm, s.225)

"Bir Marksist materyalist olmalıdır, yani din düşmanı" (V.I.Lenin, Toplu Eserler, cilt 35, s.121)

"Din halkın afyonudur. Halkın aldatıcı mutluluğu olarak, dinin ortadan kaldırılması halkın gerçek mutluluğunun beyan ettiği taleptir." (Karl Marx, F. Engels, Din üzerine, sf.38)

Katliam ve şiddet de, komünizmin teorisinde vardır;

"Terörü prensip olarak hiç reddetmedik ve hiçbir zaman da reddetmeyiz." (Lenin Collected Works, Moskova, cilt 9, sf.19)

"Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak... Devletin hazinelerinden paraları almak... Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır." ("Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkında", Homizuri G.P., Moskova 2005)

antiemperyalist

dinin arkasına gizlenip sömürüye boğun eğen insanlar kömüzme laf ederken iki kere düşünsün kömünizm dehşet değil kurtuluştur.sosyalist akım dinsizlik değildir! din manevidir ideoloji siyasaldır yıllarca düşünceleri yüzünden işkence gören idam edilen insanlar oldu bunlar konuşulmalı bir insana ideolojisi yüzünden dinsiz demek dini kullanarak çıkar elde etmektir insanlar düşüncelerini savunurken daha mantıki savunma yolları bulmalıdır dini kullanmak en büyük dinsizliktir

Harikasın DOST... İşte bu

Harikasın DOST... İşte bu KADAR...

İçinde Allah korkusu olmayan

İçinde Allah korkusu olmayan kişi için herşey caizdir.Cezalandırıcı sadece yaratandır.Bir yaratıcının olmadığı var sayımı üzerine kurulan ve bu şekilde insanlar arasında eşitliği var sayan bir oluşumun kurucuları ve önde gelenleri kendi çıkarları yada hayatları tehlikeye girdiği zaman nasıl da birer canavar oldukları açıkça ortada.Neden düşünmüyorlar hani insan rengi düşüncesi kültürü sınıfı ne olursa olsun eşitti.Komünist rejimlerin (tarih boyunca en acımasız insan katliamları yapan ateist toplumlarda komunizmin atalarıdır.) dünyada yaptıkları kıyımlar ortadadır.Çünkü Allah inancı olmayan Allahı tanımayan zorda kaldığı zaman orman kanunlarını uygular.Ve üzerine lanetler olsun bunu diyen DARWİN dir.GÜÇLÜ OLAN HAYATTA KALMAK İÇİN GÜÇSÜZÜ YOK ETMELİDİR.Her canlı ölümü tadacaktır.
RABBİM BİZLERİ SENİN YOLUNDAN YÜCE PEYGAMBERİMİZ S.A.V İN SÜNNETİNDEN KUR'AN DA BUYURDUĞUN GİBİ YAŞAMAKTAN MAHRUM BIRAKMA.
AMİN..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar