Hristiyanlıktaki ve İslamiyetteki Vahiy Kavramlarının Karşılaştırılması


Hristiyanlıktaki ve İslamiyetteki Vahiy Kavramlarının Karşılaştırılması 1

Müslümanlar ve Hristiyanlar İbrahim'in inancını korumak için benzer iddiada bulunurlar. İkisi de Allah'ın peygamberlerine inandıklarını ve onun tam bir şekilde korunmuş ilahi kitabına sahip olduklarını iddia ediyorlar. Ama bu ''Vahiy'' olarak adlandırılan bu kelimenin anlamı tam olarak nedir? Tek Gerçek Tanrıya inanan bizler Tanrı'nın kendisini bizlere açıklaması gerektiği konusunda hem fikiriz. Bizler kendi çabamızla onu anlayamayız, keşfedemeyiz. Ama onun kendisini bizlere açıklamasına ihtiyacımız vardır. Fakat Tanrı kendisini bize nasıl açıklar?

Sura 42:51-52
"Allah'ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir. Ve işte böylece sana emrimizden bir ruh (Kur'ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. Ve lâkin O'nu “nur” kıldık. Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz. Ve muhakkak ki sen, mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun (ulaştırıyorsun). "

İslam'daki Vahiy Kavramı:

Sura 42:51-52 açıkça belirtir ki Allah Vahiy dışında insana konuşmaz. Bu yüzdendir ki Allah kendisini gönderilmiş kişi anlamına gelen ve Resul olarak adlandırılan atanmış peygamberler aracılığı ile açıklar. Bu Peygamberler sadece insandırlar ve bu yüzden sınırlıdırlar(Sura 80:1-3)

İslamda Vahiy Peygamberler aracılığı ile Tanrıdan insana ulaşır. İslama göre son Vahiy ve bu yüzden en önemlisi olan Kurandır. Kuran Muhammed'e İ.S. 610-632 yılları arasında, Melek Cebrail aracılığı ile, Nazil olarak yani kelimesi kelimesine aktarıldığı bilinen bir süreç içerisinde vahyedildi.

Cennetteki tabletleri düşünün (Sure 85:21-22). Ezelde Kuran üzerine yazılmış olduğu söylenen bu tabletler yaratılmamışlardır. Allah sınırsız ve yüce olduğu için gayet açıktır ki onun vahyi ve kelimeleri de sınırsız, sonsuz ve yücedir. Muhammed'e verilen bu son Vahiy ilahidir ve bu nedenle insan tahmini veya eleştiri sahasının ötesindedir. Bunun anlamı bugün elimizdeki Kuran metnin tahrifi olasılığı dışında her zaman son ve saf olmasıdır.

Biz Allah'ın kelimelerine yani Kuran'a saygılı olmalı ve onun açıklamalarını hiçbir zaman sorgulamamalıyız. Hiç köle efendisini sorgulayabilir mi? Hayır, bu yüzden bir Müslüman Kuran'ı sorgulamaz.

Bu noktada Müslümanlar Hristiyanlara sorarlar, Peki ya senin Kitab'ın? Şimdi Kuran'ı Kutsal Kitap ile karşılaştıralım.

Hristiyan Vahiy Kavramı

Maalesef, Bu konu yanlış bir başlangıç yapar. Hristiyanların bildiği kadarıyla, Kuran ve Kutsal Kitap arasındaki karşılaştırma Hristiyan anlayışındaki vahiy kavramı konusunda beklenenin altında kalır.

Hristiyan anlayışında, Tanrı sadece bir şekilde konuşmaz, fakat çeşitli yollarla konuşabilir:

Yaratılış ile, Doğal, İlahi ustalığın sonucu olan.

Eylemler ile , harika mucizelerde ve insan meselelerine direkt olarak müdahale ettiği farklı şekillerde

Peygamberler ile, onlara verdiği sözleri aracılığı ile

Bu tür vahiylere sahibiz. Fakat Aden bahçesindeki Adem'in itaatsizliği nedeniyle, bizler günahlıyız. Bu düşüncelerimizi köreltti bu yüzden Tanrı'yı göremeyiz(2.Korintliler 4:4). Bu nedenle tüm insanlık istikrarlı bir şekilde Tanrıyı anlama konusunda başarısız oldu. Bu günah putperestliğin başlamasına neden oldu ve Tek gerçek Tanrı inancı hiç anlaşılamadı.

Sonuç olarak, Tanrı son seçeneğini seçti. O kendisini bize açıklayabilmek için bizden biri gibi oldu. Tanrının kendisi sayesinde, sadece o kendisini tanır ve bize açıklayabilir, Tanrı bizlere kendisini açıklayabilecek tek kişidir. Eğer Tanrı'nın neye benzediğini anlatma girişiminde bulunacak olursan, başarısız olursun. Bende aynı şekilde daha iyisini yapamam çünkü sınırlı ve günahlı insan doğasına sahip olarak sadece Tanrının nasıl olduğunu ve gerçekte neye benzediğini çarptırırız. Tüm aracılar onun sınırsızlığını ve kutsallığını anlatmada yetersiz olduğundan ötürü o kendisi ile iletişime geçmelidir. Burada, o zaman, Tanrının konuştuğu dört yol vardır.

4.İsa, Tanrının mükemmel kelimesi, bizlere Tanrının kim olduğunu gösterdi.

İsa Mesih, Allah'ın Kelam'ı

İsa Mesih kendisini insanlığa gösteren Tanrı'dan daha aşağı değildir. Tanrı tüm diğer kendisi hakkında konuşan kişileri aklından çıkardı. Sadece ve sadece Mesih'te, O bilinebilinirdi.

İsa Mesih'in kendisi Tanrının vahyini görmüş olan öğrencisi Filipus'a şunları söyledi:

İsa, "Filipus" dedi, "Bunca zamandır sizinle birlikteyim. Beni daha tanımadın mı? Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, 'Bize Baba'yı göster' diyorsun? Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. '' (Yuhanna 14:9-10)

Tanrının diğer vahiylerini İsa'nın Vahyi ile karşılaştıralım:

1.Yaratılış Tanrının görkemini beyan eder, ama bu paganlara ve putperestlere söylendi! Bu günahkar kişilerin Tanrı'yı tanıdıklarını söyler miyiz? Hayır, Onlara Tanrı'nın neye benzediğini onlara söylemesi için doğal vahiyden daha fazlasına ihtiyaçları vardır.

2. Mucizeler peygamberlerin Tanrıdan olduklarını onaylar. Ama Tanrıya karşı hakaret eden, birden çok Tanrı vardır diyen, hatta bazen kendilerinin Tanrı olduğunu ilan eden peygamberlere bakalım! Bugün Hinduizm ve Budizm'deki peygamberler Skeptikleri (kuşkucuları) hayretler içerisinde bırakan mucizeler yapıyorlar. Fakat Bu mucizeler Tanrı'yı anlamak için yeterli mi? Hayır, Bize mucizelerden fazlası lazım.

3. Tanrı'nın hata yapmaz, yanılmaz sözlerini ileten peygamberler ve habercilerinin sözlerinin bir araya getirilmesi ile oluşan kitap. Bu kitap İsa Mesih'teki kendi vahyine tanıklık eder. İsa Kutal Kitabının tümünün kendi sözleri olduğunu düşündü. ''Bana tanıklık eden de bu yazılardır!''(Yuhanna 5:39). Kutsal Kitap bizim vahiy anlayışımızın sonu değildir, ama İsa'ya işaret eden bizim başlangıç noktamız, işaret levhamızdır. Yine de bizim insani anlayışımız Tanrı'yı, herhangi bir kitap incelemesi ile, dindarlıkla, ciddi ya da dindar olarak sadık olmakla kavrayamaz. Bu sayede Allah'ın Ruhu ( Ruh-ullah) ile biz Tanrının sözlerindeki İsa Mesih'i keşfedebiliriz.

Bunun Müslümanlar için kulağa kafa karıştırıcı ve muhtemel bir tehdit gibi geldiğini anlıyoruz. Bu gerçeği onlara açıklamak için, daha iyi bir perspektife ihtiyaç duyabiliriz. Kuran'ı Kutsal Kitap ile kıyaslamak yerine, ki bir çok kişi bunu yapmaya isteklidir, ikisi de Tanrının Sözü olarak düşünüldüğü ve Tanrı'nın insanlığa gerçek Vahyi olarak kabul gördüğü için, Kuran'ı İsa Mesih ile karşılaştırmak çok daha yararlı olacaktır.

Daha İyi Bir Karşılaştırma

Tarihsel boyunca, çoğu Müslüman ve Hristiyan Muhammed ve İsa Mesih'i, Kuran ve Kutsal Kitab'ı karşılaştırdı.

Eski Kıyaslamalar
Çünkü ikisi de
Kuran'ı Kutsal Kitap ile kıyaslamak
...Kitaptırlar
Muhammed'i İsa Mesih ile kıyaslamak
... İnsandırlar

Hiç şüphesiz Müslümanlar ve Hristiyanlar bu tartışmalardan biraz faydalanmışlardır. Daha uygun bir anlayış İslam ve Hristiyanlığın kategorilerini sırasıyla karşılaştırmak olacaktır. Bu kategorilendirme ile İsa Mesih ile Kuran'ı karşılaştırmak; Muhammed ile İsa Mesih'in öğrencilerini; Kutsal Kitap ile Hadisleri ya da Tefsir ya da İslam tarihi ile karşılaştırmak daha doğru olacaktır(Diyagrama bakınız).

Daha İyi Bir Kıyaslama
Çünkü ikisi de kabul ediliyorlar ki...
Kuran ile İsa Mesih'i
...Tanrının sonsuz Vahyidirler
Muhammed ile İsa Mesih'in öğrencilerini
... Vahyin Elçileridirler
Hadis, Tefsir Ya da İslam tarihi ile Kutsal Kitabı
... Elçilerin ve Tanrı'nın Vahyi'nin öğretileri ve Tarihidirler.

Bu bize birbirimizi anlamada yardımcı olurken, şunun altını dikkatlice çizmeliyiz ki Yeni Antlaşma öncelikli olarak İsa Mesih'in yaşam tarzı ile ilgili olarak kısaca bahsetmek dışında temel olarak O'nun hakkında konuşur. Hadisler ise diğer bir açıdan baskın bir şekilde Muhammed'in yaşam tarzını, onun ne yaptığını onun Birkaç yorumu ile birlikte anlatır.

Tanrı'nın Vahyi hakkındaki Hristiyanlar ve Müslümanlar arasındaki bu tartışmada, bizler Kuran ile Kutsal Kitabı değil ama İsa Mesih ile Kuran'ı karşılaştırmalıyız. Biz Tanrı'nın son değişmez Vahyi olarak Kutsal Kitaba değil ama İsa Mesih'e işaret ediyoruz. Tanrının nihai sözü olan İsa Mesih ile, kendisini Kutsal Kitap ve kişisel deneyimler aracılığı ile açıklayan Tanrı'nın Ruh'u vasıtasıyla bugünde tanışabiliriz.

Bu nedenden ötürü biz Kutsal Kitab'a Tanrısal Vahiy olarak, O'nun sözlerinin hatasız açıklaması olarak ve tarih boyunca İsa Mesih'in doğumun, yaşamına ve dirilişine öncülük eden eylemleri olarak güveniyoruz ve inanıyoruz.

Tanrı'nın Ruh'u kendisini açıklamak için kendisini arayan canları İsa Mesih'e yönlendirmeye devam ediyor. Biz yalnız insan sözlerindeki sözde Tanrı'nın Vahyinden memnun olan bu kişilere fırsatları kullanmaları için izin vermeliyiz, ama ama Tanrı'nın kendisini açıkladığı Sözü ile direkt olarak karşılaşma dışında hiçbir şey bizi tatmin etmeyecektir.

Bu yeni karşılaştırmaların ışığında, İsa ve Kuran arasında hiç uyum yoktur. Kuran sadece orjinalliği günahlı ve sınırlı olan birinin omuzlarında duran bir kitaptır (Sure 80:1-3). Müslümanlar ve Hristiyanlar tarafından benzer olarak günahsız olarak saygı duyulan, Onun sözlerine göre de Tanrının kendisini açıkladığı mükemmel Vahiy olan İsa, Kurandan çok daha üstündür.

"Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi. Bu son çağda da her şeye mirasçı kıldığı ve aracılığıyla evreni yarattığı kendi Oğlu'yla bize seslenmiştir. " (İbraniler 1:1-2)

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar