ESKİ ORTADOĞU'DA YENİ YIL-BAHAR KUTLAMALARI


Oldukça erken dönemlerden itibaren Sümerliler, Babilliler ve çeşitli Sami kavimlerce kozmogonik ve tarımsal karakterli bahar ve güz festivallerinin kutlanageldiği bilinmektedir. Sümerliler, yaz sıcağı sonrası tarla işlerinin bitimini bir festivalle kutlarlardı. Bir çeşit hasat bayramı görünümünde olan tarımsal karakterli bu güz festivali Akiti (ya da Zagmuk) diye adlandırılırdı (Henninger, 1987:419).

Eski Babil’de yılın ilk ayı olan Nisanın ilk 12 gününe denk düşen yeni yıl kutlamaları da Akitu festivali diye adlandırılırdı. Tanrılar panteonunun zirvesinde bulunan yüce varlık adına düzenlenen bu bayramın varlığı MÖ 18. yy’dan itibaren bilinmektedir. Zira MÖ 1780’lerden kalma metinlerde Akitu festivalinden bahsedilmektedir (Black, 1981:40). Baharda kutlanan bu bayramın yanı sıra Babil’de arpa ekimi öncesi bir kutlama yapıldığı ve buna da Akitu festivali adı verildiği de bilinmektedir. (Black, 1981:41).

Mezopotamya yılı arpa hasadı sonrası baharda gündüz gece eşitliğiyle başlardı; dolayısıyla Babil takviminde 1 Nisan tarihi bizim takvimimize göre 21 Marta denk düşerdi. Böylelikle bahardaki gündüz gece eşitliği tarihiyle başlayan Akitu kutlamaları da 21 Marta tekabül ederdi. Bununla birlikte ilerleyen süreç içerisinde zaman zaman Babil takvimindeki 1 Nisan tarihinin değiştiği de görülmektedir. Örneğin Babil metinlerine göre MÖ 626-536 tarihlerinde 1 Nisan, 16 Marta tekabül etmiştir (Black, 1981:42). Eski Mezopotamya’da yüce tanrı adına 1 Nisanda (21 Martta) kutlanmaya başlanan Akitu festivali tarımsal ve kozmogonik karakterli bir bayramdır (Bakınız Pallis, 1926). Adına yeni yıl festivali düzenlenen bu yüce tanrı genellikle Babil'in yüce tanrısı Marduk’tur (Thomas, 1958:11). Bununla birlikte, ay tanrısı Sin ya da bir başkası da olabilir. Örneğin güney Mezopotamya’da Akitu, Marduk adına düzenlenirken kuzey Mezopotamya’da Sin adına düzenlenmektedir. Yine Babil kralı Nabukadnezzar’la ilişkili tabletlerde Nabukadnezzar’ın Nisan ayında yüce tanrı Bel için yeni yıl kutlamaları tertiplediği belirtilmektedir (Thomas, 1958:79).

Uzun süren kıştan sonra tarımsal faaliyetlerin başlama dönemini ifade eden bu bayramda halk tarlalarda ya da kırlarda piknik yapar, toplu yemekler yenilirdi. Eski Mezopotamya Akitu festivalinin en çarpıcı kutlaması ise yeniden dirilişin sembolize edildiği törenlerdi. Buna göre tapınılan yüce tanrının sureti tapınaktaki yerinden alınır görkemli bir geçit merasimiyle önceden belirlenen ve genellikle nehir kenarında kurulu olan Akitu tapınağına (Bit Akiti) götürülürdü. Bu tören, yüce tanrının yer altı alemine inişini ve baharla birlikte tekrar yeryüzüne çıkışını sembolize ederdi. Açıkça görüleceği gibi burada Eski Mezopotamyalılar kışla birlikte adeta ölen tabiatın baharda yeniden dirilişini de bu törenle sembolize etmektedirler. Dolayısıyla Akitu’nun, Eski Babil yaratılış inancının belirli bölümlerinin sembolik şekilde temsil edilmesi yönünde bir işlev üslenmesinden söz edilebilir (Black, 1981:56).

Tarımsal karakterli bahar kutlamaları çeşitli Sami topluluklarda da görülmektedir. Örneğin antik dönemde Hieropolis’te baharın başlangıcı anısına verimlilik tanrıçası Atargatis (Tar’ata ya da İştar-Venüs) adına görkemli kutlamalar düzenlenirdi. Genellikle Nisan ayına tekabül eden bu kutlamalarda çeşitli hayvanlar (özellikle koyun ve keçiler) yakılarak tanrıçaya kurban edilirdi (Smith, 1894:471). Öte yandan Nisan ayının Eski Roma’da da tanrıça Venüs’ün kutsal ayı olduğu ve bu ayda tanrıça için çeşitli kurban törenlerini içeren festivallerin düzenlendiği bilinmektedir (Smith, 1894:469-470).

Diğer birçok Ortadoğu topluluğunda olduğu gibi İbranilerde de tarımsal karakterli çeşitli yeni yıl kutlamaları dikkati çekmektedir. Örneğin, İbranilerin birinci (Nisan), altıncı (Elul), yedinci (Tışri) ve dokuzuncu (Kislev) ayların ilk günlerini “yeni yıl günü” olarak kutladıkları bilinmektedir (Fohrer, 1972:382).1 Yahudilerce Nisan ayı ortasında (15 Nisanda) kutlanan Pesah (Fısıh) ya da Passover de kış yağmurlarının sonunu simgeleyen ve bahar başlangıcında dolunayda kutlanan bir çeşit yeni yıl festivali sayılabilir. Ay yılı ile güneş yılının uyumlaştırılmasına dayalı Yahudi takviminde Nisan, güneş yılını esas alan Gregoryan takvimine göre Mart-Nisan aylarına tekabül etmektedir. Ay yılına göre belirlenen Yahudi takviminde yılın ilk ayı olan Nisan ayı her yıl bir önceki yıla göre yaklaşık olarak 11 gün önceye gelmektedir. Nisanın yılın muhtelif dönemlerine denk gelmesini önlemek amacıyla güneş ve ay yıllarının uyumlaştırılmasına çalışılmış ve her 3-6-8-11-14-17 ve 19. yıllarda bir düzeltme yapılmıştır. Böylelikle her üç ya da bazen iki yılda bir, 12 aydan oluşan Yahudi takvimine, son ay Adarı takiben ilave bir 13. ay (Adar Şeni ya da Veadar) eklenmiştir. Böylelikle belirli bir dönem güneş yılına göre geriye giden Nisanın, ilave ayla birlikte tekrar eski zamana dönmesi sağlanmıştır. Bu durum, Yahudi takviminde Nisan ayının güneş yılına göre hesaplanan takvimdeki Mart-Nisan aylarına tekabül etmesine neden olmaktadır (Alalu vd, 1996:198-200).

İsrailoğullarınca Mısır’dan kurtuluşlarının ve uzun süren Mısır esaretinden sonra bir ulus olarak varoluşlarının anısına kutlanan Pesah bayramının, İsrailoğulları öncesi Filistin’de Kenanilerce kutlanan tarımsal karakterli bir festival olduğu ifade edilir. “Mayasız Ekmek Bayramı” diye de adlandırılan bu bayram, yılın ilk ayında arpa hasadına denk düşerdi ve yedi gün sürerdi. Çiftçiler bu bayramda tapınaklara giderler, yeni üründen yapılmış mayasız ekmekleri yerlerdi. Ayrıca çeşitli şükran törenleri ve kurban takdimeleri de yapılırdı (Fohrer, 1972:117, 202; Bright, 1960:164). Pesah ile yakından ilişkili olan ve Nisan’ın ilk Pazar gününe denk düşen Hıristiyanların Easter (Paskalya) bayramı da yine dirilişle, yeniden varoluşla ilgili olan bir festivaldir. İsa Mesih’in mezardan dirilişini (resurrection) kutlayan bu bayramı, Henninger’in yerinde tespitiyle “Hıristiyanlıktaki gerçek yeni yıl bayramı” olarak görmek mümkündür (Henninger, 1987:419).

Buraya kadar olan incelemelerimizden görüldüğü gibi Sümerliler, Babilliler, Kenaniler ve İbraniler gibi çeşitli Ortadoğu topluluklarında MÖ 18. yy gibi oldukça erken sayılabilecek bir dönemden itibaren 21 Marta ya da Mart sonuyla Nisan başına denk düşen yeni yıl kutlamaları mevcuttu. Genellikle kışın bitimini ve baharın başlangıcını ilan eden tarımsal karakterli bu yeni yıl kutlamalarının Babilllilerde olduğu gibi tabiatın yaratılışını ve İbranilerde olduğu gibi bir topluluğun (İsrailoğullarının) yeniden varoluşunu simgelemesi de dikkatleri çeken önemli bir husustur.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar