hak din

warning: Creating default object from empty value in /home/zehirli/domains/zehirli.org/private_html/dinler/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Allah'ın dinine uymak

"Bazıları (Allah'ın dini yoktur) diyorlar. Hazret-i Âdem'den beri dinleri Allah göndermedi mi? Bu konuda âyet ve hadis yok mudur?

Böyle söyleyenlerin niyeti iyi olsa da, böyle şeyler söylemeleri asla uygun olmaz. Allahü teâlânın Resullere gönderdiği dinler çoktur. Birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:

(Fitne tamamen yok oluncaya ve Allah'ın dini tatbik edilinceye kadar onlarla savaşın.) [Bekara 193]

(Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın.) [Enfal 39]

(Allah katında hak din İslam'dır.) [Al-i imran 19]

(Allah'ın dininden başka bir din mi istiyorlar?) [Al-i imran 83]

(Göklerde ve yerde ne varsa, Onundur, din de yalnız Onundur. O halde Allah'tan başkasından mı korkuyorsunuz?) [Nahl 52]

(Dikkat edin, halis din Allah'ındır.) [Zümer 3]

(Allahü teâlâ, Peygamberini, hidayet ve hak din, İslamiyet ile gönderdi. İslam dinini, diğer dinler üzerine üstün kıldı.) [Muhammed aleyhisselamın hak] Peygamber olduğuna şahit olarak Allah yeter.) [Feth 28]

Dinlerdeki farklı hükümler

"Kur'an Allah kelamı olduğu için değişmedi de, İncil ve diğer kitaplar niye değişti?"

Allahü teâlâ, Kuran'ı koruyacağına söz verdi. Diğer kitaplar için böyle bir sözü yoktur.

Peygamber efendimizi düşmanları öldüremedi; fakat Hazret-i Zekeriya ile Hazret-i Yahya'yı ve daha başka peygamberleri düşmanları öldürdü. Yahudiler bin kadar peygamberi şehit etti. Bunlar da Allah'ın peygamberi idi. Niye bunları muhafaza etmedi denemez. O işlerinde layüs'eldir. Yani kimseye hesap vermez, sorguya çekilemez. (Kur'anı korudu da, diğerlerini niye korumadı, farklı yüzlerce İncil niye çıktı? Ahir zaman peygamberini korudu da, diğer bazı peygamberleri öldürülmekten niye korumadı?) gibi sözler söylemeye hiç kimsenin hakkı yoktur.

Kur'an-ı kerimin muhafaza edilmesinin diğer kitaplar gibi bozulmamasının sebeplerinden biri de, Resulullah efendimiz son peygamber, İslamiyet de, son din olduğu içindir. Korumazsa ortada hak din kalmayacaktır. İslamiyet'in hükümleri kıyamete kadar geçerlidir.

Niçin Müslüman oldular

"Bazı Almanlar, İslamiyet'i incelemek, Hıristiyanlıkla karşılaştırmak istiyorlar. Onlara hangi kitabı tavsiye edelim? Bir de din ve Hıristiyanlık hakkında bilgi verir misiniz?"

Rabbimiz önce Âdem aleyhisselamı, sonra Havva validemizi yarattı. Bunların çocukları oldu. Bunlardan da çocuklar meydana geldi. Allahü teâlâ zaman zaman Peygamberler gönderip insanları, doğru yola, Hak yola davet etti. Bu Peygamberlerin hepsi bir Allah'a inanmayı, öldükten sonra dirilmeyi, Cenneti, Cehennemi bildirdi. Yani bütün Peygamberler aynı imanı bildirdiler. Hazret-i Nuh, neyi bildirmişse Hazret-i İbrahim, Hazret-i Musa, Hazret-i İsa ve Peygamber efendimiz Hazret-i Muhammed de [aleyhimüsselam] aynı imanı bildirmiştir. Hepsinin gayesi de insanları dünya ve ahiret saadetine kavuşturmaktır.

Yaratılış İnancı Tüm Dünyada Çığ Gibi Büyüyor

Son yıllarda yaşanan bazı önemli gelişmeler, materyalizmin büyük çöküşüne hız kazandırmıştır. Materyalizmin çöküşü beraberinde evrim teorisinin de sonunu getirmiştir. Bu gelişmeler ışığında şunu söyleyebiliriz ki; ateizm telkin eden materyalist felsefe artık son çırpınışlarını sergilemektedir ve insanlık 21. yüzyılda bu gibi aldatmacalardan kurtularak -Allah’ın izni ile- gerçek yaratılış amacına dönmeye başlamıştır.

İnsanları inançsızlığa ve dinsizliğe sürükleyen Darwinizm'in fikren ortadan kalkmasıyla, din ahlakı hızla yayılacak, yeryüzüne barış, güvenlik ve huzur hakim olacaktır. Allah'ın dilemesiyle pek yakında insanlar akın akın hak din ahlakına yönelecekler ve Rabbimiz'in vaat ettiği gibi, Allah'ın nuru tüm yeryüzüne hakim olacaktır.

Hak Dinin Genel Özellikleri Şunlardır

Allah’ın emir ve yasaklarını insanlara tebliğ eden ve nasıl uygulanacağını gösteren peygamberler vardır.

Her peygamberin, ya kendisine verilen suhuf (sayfalar -küçük kitap-) veya kitabı vardır. Ya da kendinden önceki peygambere inen henüz bozulmamış kitabın hükümlerini tatbik eder.

Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, âhirete inanç vardır.

Akla, bilime ve ilmî gelişmelere aykırı hiçbir şey yoktur.

“Allah katında din, ancak İslâm’dır.” (3/Âl-i İmrân, 19). İslâm dininde, ilâhî düzen ve ulûhiyet tektir. O yüzden kulluk da tek yeredir. Bu ulûhiyete teslim olduktan sonra, insanoğlunun ne ruhunda, ne de dış hayatında Allah’ın hükümranlığından/egemenliğinden başka bir şeyin eseri kalmaz. Ulûhiyet tektir, öyleyse yönelecek tek bir cihet vardır, tek bir akîde vardır: Allah’ın rızâsına uygun olarak kullarından kabul ettiği akîde/inanç, yani açık, berrak ve hâlis tevhid akîdesi ki, o da Allah indinde din olan İslâm’dır.

Hak Din

Allah katında geçerli din yalnızca İslâm’dır (3/Âl-i İmrân, 19). “Kim İslâm'dan başka din ararsa, ondan asla kabul olunmaz ve o, âhirette zarara uğrayanlardan olur.” (3/Âl-i İmrân, 85). Denilebilir ki, yukarıda tanımlanan ‘din’in ölçülerine yalnızca İslâm uymaktadır. Öyleyse yalnızca İslâm, "din"dir. Diğerlerine din değil, ideoloji ya da başka bir şey dememiz gerekmez mi?

Hak din tanımına elbette yalnızca Allah’ın fıtrat dini dediği (30/Rûm, 30) İslâm uymaktadır. Ancak ‘din’ olayının tanımına ve kapsadığı alana bakarsak ve yine Kur’an’ın hemen yukarıda andığımız iki âyetini hatırlarsak, İslâm’dan başka dinlerin de olduğunu ve bunları Rabbimizin reddettiğini görürüz. Yine şu âyet de oldukça dikkat çekicidir: “Müşrikler istemese de O dini (İslâm’ı) bütün dinlere üstün kılmak için peygamberini hidâyetle ve hak dinle gönderen O’dur.” (9/Tevbe, 33). Dikkat edilirse burada hak din tekil olarak, diğer dinler tâbiri ise çoğul olarak kullanılmaktadır.

İSLAM

İlâhî düzen ve ulûhiyet tektir, şu halde kulluk da tek yeredir. Bu uluhiyete teslim olduktan sonra, insanoğlunun ne ruhunda ne de dış hayatında Allah'ın hükümranlığından başka bir şeyin eseri kalmaz. Uluhiyet tektir, öyleyse tek bir cihet vardır, tek bir akide vardır: Allah'ın rızasına uygun olarak kullarından kabul ettiği akîde, yani açık, berrak ve halis tevhid akîdesi ki, o da Allah indinde din olan İslâm'dır.

Kur'ân-ı Kerîm'de "Dîn"

Din'in terim manası bu olmakla birlikte Kur'ân ve Sünnet'te kelimenin kullanılmasını tetkik ettiğimiz takdirde, sözlük anlamlarının birçoğunu da kapsayacak şekilde ele alındığını kolayca tespit edebiliriz.

"Borç" anlamına gelen ve "din" kelimesi ile aynı harflerden oluşan "deyn" kelimesini ve onun türevlerini bir kenara bırakacak olursak; "din" ve türevleri Kur'ân-ı Kerîm'de: doksanbeş defa tekrarlanmaktadır.

"Din" kelimesinin çeşitli şekillerde yer aldığı âyet-i kerimeleri, manalarına göre bir sınıflandırmaya tabi tutarsak:

1) Mutlak Olarak Din: İtaat, Boyun Eğme, İbadet: 2/193; 3/5, 24, 73, 85; 7/29; 8/39; 9/29, 33, 16/52; 29/65; 30/30; 39/2, 3, 11; 40/14, 65; 42/13; 48/28; 61/9; 98/5.

2) Kıyamet ve Ceza (Karşılık) Günü: 1/4; 15/35; 24/25; 26/82; 37/20; 38/53, 78; 51/6,12; 56/56, 86; 70/26; 74/46; 82/9,15,17,18; 83/11; 95/7.

Gerçek Huzur ve Mutluluğun Kaynağı Allah'a ve Kadere Teslim Olmaktır

Daha önce de vurguladığımız gibi, insanların Karma gibi felsefelere ilgi duymalarının nedenlerinden biri, yaşantılarındaki sıkıntılardan, huzursuzluklardan, mutsuzluklardan kurtulma isteğidir. Birçok insan bunun için kendince bazı yollar ve yöntemler dener. Oysa gerçek mutluluğun ve huzurun tek kaynağı; insanın kendisini yoktan var eden, kendisine hiçlikken bir can veren, sayısız nimetle rızıklandıran, sonsuz merhamet ve şefkat sahibi, iyiliğin karşılığını iyilik olarak veren, koruyucu ve esirgeyici, herşeyi hayır ve adaletle yaratan Allah'a teslim olması, O'nun sınırlarını koruması ve hayatının her anında O'nun rızasını aramasıdır.

Allah, tüm evrendeki canlı ve cansız her varlığın tek Hakimi, tek Yaratıcısıdır ve tüm evrendeki tek Güç'tür. Tüm güçler, tüm ordular, insanlar, gruplar Allah'a aittir ve kabul etseler de etmeseler de tamamı Allah'a boyun eğmiştir. Allah bir ayetinde bu gerçeği şöyle bildirir:

HABER: AVRUPA'DA EN HIZLI YAYILAN DİN İSLAM

Son yirmi yıldır dünya genelinde Müslümanların sayısında istikrarlı bir artış söz konusudur. 1973 yılında yapılan istatistikler dünya çapında Müslüman nüfusun 500 milyon olduğunu gösterirken, bugün bu rakam 1.5 milyara yaklaşmıştır. Her dört kişiden birinin Müslüman olduğu günümüzde, Müslümanların sayısının tarihte ilk defa Hıristiyanların sayısını geçtiği bildirilmektedir. Müslüman nüfusun sayısının yakın gelecekte daha da artacağı ve İslam'ın dünyanın en büyük dini haline geleceği tahmin edilmektedir. Bu istikrarlı yükselişin nedeni, sadece Müslüman ülkelerin nüfuslarının artış hızı değil, aynı zamanda diğer dinlerden ve kültürlerden pek çok insanın İslam'ı seçmesidir.

Özellikle 11 Eylül 2001 tarihinde Dünya Ticaret Merkezi'ne gerçekleştirilen terör saldırısının ardından İslam'a yöneliş daha da hızlandı. Başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünyanın şiddetle kınadığı bu saldırı, bir anda insanların -özellikle Amerikan vatandaşlarının- dikkatlerini İslam'a çevirmelerine neden oldu. İslam'ın nasıl bir din olduğu, Kuran'da nelerin haber verildiği, bir Müslümanın sorumluklarının neler olduğu ve gerçek bir Müslümanın nasıl yaşaması gerektiği Batıda en çok konuşulan konular haline geldi. Bu ilgi doğal olarak pek çok ülkede İslam'a yönelen insanların sayısında önemli bir artış sağladı. Böylece 11 Eylül saldırılarının ardından pek çok kişi tarafından dile getirilen, "bu saldırının dünya tarihinin akışını değiştirecek bir olay olduğu" şeklindeki öngörü, bir anlamda gerçekleşmeye başladı. Uzun bir süredir dünya çapında yaşanan dini ve manevi değerlere dönüş süreci, bu olayla birlikte hak din olan İslam'a dönüş halini aldı.

İçeriği paylaş

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar