Şaman Kimdir? Kimler Şaman Olabilir?


Şaman dininin ayin ve törenlerini yapan, ruhlarla insanlar arasında aracılık eden kişiye Şaman denir. Şaman sözcüğü Türkçe kökenli değildir. Türkler Şaman yerine kam sözcüğünü kullanırlardı. Avrupa'da 18.yüzyılda kabul edilen Şaman sözcüğü, Rusların, Kuzey Sibirya'da Tunguzlardan öğrendiği bir sözcük. Aslında bu sözcüğün kökeni hâlâ tartışmalı. Bazı bilim adamları sözcüğün Pali dilinde bulunan "şamna" olduğunu, Sanskritçe'de bulunan "çramana" ile aynı kökten geldiğini ileri sürüyorlardı. Bazıları da bu sözcüğün Mançu ' ca olduğunu,"zıplayan,dans eden" anlamına geldiği görüşündeler. Bir başka teori de Şaman sözcüğünün Buda inanışına ait bir sözcük olduğudur. Firdevsi'nin sehname'sinde geçen "Semen" (Buda rahibi) sözcüğü dolayısıyla Şaman sözcüğünün Hindistan kökenli olduğu söylenir.

Kasgarlı Mahmut'tan öğrendiğimize göre kamlar, Müslüman Türkler zamanında da unutulmuş değil. Divan-i Lugat-it Türk'te "Kamlar kamik arvisti: kamlar (ayin sırasında) anlaşılmayan bir takım sözler söyledi." gibi cümlelere rastlanmaktadır. Benzer biçimde Balasagunlu Yusuf Has Hacib, "Kutadgu Bilig" adli eserinde kamlarla hekimleri (otacıları) bir tutmuş, ikisini de insanlar için yararlı isler yapan kişiler olarak göstermişti. Bir yerde söyle der: "Kerek tut otaçi, kerek kam, öligligke her giz asig kilmaz em. (Gerek hekim tut, gerekse kam, eceli gelene ilaç fayda etmez.)

Şaman (kam), tanrılar ve ruhlarla insanlar arasında aracılık yapma gücüne sahip olan kişidir. İnsan, ufak tefek ruhlara, aileyi koruyan ateş ve iyi yer-su ruhlarına bizzat kurbanlar ve saçılar sunabilirse de, kuvvetli, hele kötü ruhlara doğrudan başvuramaz. Kötü ruhlar insanların en büyük düşmanlarıdır. İnsanlara ve hayvan sürülerine hastalık göndermek suretiyle kurban isterler. Bunların istediklerini yerine getirmek gerekir. İnsanlar onların ne istediklerini bilmezler. Ne istediklerini ancak gücünü göklerden ve atalarının ruhlarından alan Şamanlar bilir.

Şamanlık bilgisi öğrenmekle elde edilemez. Şaman olmak için belli başlı bir Şamanın neslinden olmak gerekir. Kimse Şaman olmayı istemez, ancak geçmiş ataların ruhundan biri, Şaman olacak torununa musallat olur; onu Şaman olmaya zorlar. Bu hale Altaylılar "töz basıp yat" (ruh basıyor) derler. Ata ruhu musallat olan adam Şamanlığı kabul etmezse deli olur.

Şamanlık bir din değildir.

Şamanlık bir din değildir. Doğaya hakim bir bakış açısıdır. Şaman doğa incelemelerinde NEDEN ve NASIL sorusunu soran insandır. Kimilerinde insanlık tarihi boyunca devam eden bu anlayış ve etkin bilgi aktarım yöntemleri bir bilgi çığına sebep olmuştur. Iki tip şaman vardır. Biri uygulamacı şaman diğeri ise çekirdek şaman.

Çekirdek Şamanlık aristokratik bir aile yapısındadır. Günümüz tek tanrılı dinlerinde önem verilen bütün uygulama ve rituellerin esası 40 000 yıllık çekirdek şaman kültünde gizlidir. Bu önemli sırlar günümüzde de korunmaktadır. Mısır kültürü 10 000 yıl kadar önce bölgeye giden çekirdek şamanlar tarafından kurulmuştur. Ninsun, Bilgamesh, İmhotep, Hz. İbrahim, Hz.Musa ve Hz. İsa'nın eşi Magdalalı Meryem ve Hz. Muhammet, çekirdek şamandır. Piramitler ve ölümsüzlükle ilgili bütün gizler ve insanlık tarihinin geçmişi ile ilgili bütün bilgi bu kült içerisinde saklıdır. Gizliliğin korunması sözlü aktarım ve özel şifreleme teknikleri ile gerçekleştirilmektedir. Bilgilerin bazılarının yazılı metne dönüştürüldüğü her durumda bir din ortaya çıkmıştır. Çekirdek şaman (core shaman) ismi 13. yy. da hristiyanlar tarafından koyulmuş olmakla birlikte asıl ismi elbetteki bu değildir. Bu isim de önemle gizli tutulmaktadır. Günümüzde çekirdek şaman ailelerden bazıları varlıklarını devam ettirmektedir. Çekirdek şamanlık sadece genlerle aktarılabilir. Efsanelerin içeriğini sadece bu insanlar çözebilirler.

Uygulamacı şamanlık (Kamlık) ise sözkonusu bilgileri kısmen bilen ve bildikleri kadarıyla hayata döken otacı, cerrah, muhbir, olağanüstü yetilerde savaşçı, olağanüstü yetilerde avcı ve bazı durumlarda medyum gibi işlevleri gerçekleştirir. Bu insanlar bu özellikleri ile adeta parlarlar. Örneğin otacı şamanların hafızaları o kadar kuvvetlidir ki var olan bütün bitki ve bitki karışımlarının fonksiyonlarını şarkı yada efsaneleri kullanarak ezberlerinde tutarlar. Sonradan bu bilgilerin büyük bir kısmı yazılı metine dönüştürülmüş ve günümüz tıp biliminin altyapısını teşkil etmiştir. Cerrah şamanlar günümüz batı kültüründe bilinmeyen yada sonradan öğrenilip sadece gizli tarikatlar içerisinde korunan birçok ameliyatı gerçekleştirir. Trepanation (ruh çıkartma) bu işlemlerden birtanesidir. Akıl hastalıklarının ameliyat ile düzeltilmesi amacıyla uygulanan bu yöntem eşsizdir. Dışarıdan rituel gibi görünür ama yapılan herşey fonksiyoneldir. Cerrah şaman insan beyni ile ilgili herşeyi bilir. Savaşçı ve avcı şamanlar beyinlerini ihtiyaçları olan konuda o kadar geliştirirler ki adeta insanüstü özellikler kazanırlar. Örneğin kmlerce ötedeki bir canlının kokusunu alabilir veya çok uzaktaki sesleri duyup ayırt edebilirler. Ayrıca yakaladıkları avlara özel cerrahi bir işlem uygulayıp aynı türden diğer avların da bölgeye gelmesini sağlayabilirler. Hayvanların merak duygularını çok iyi kullanır ve başarılı avlar düzenlerler. Savaşçı şamanlar benzer bir cerrahi işlemi öldürdükleri düşmanlarına uygular ve ruhlarını serbest bırakırlar. Bunun hayatta olan diğer düşmanların da ölme konusunda kararlı ve istekli olmalarını sağladığına inanırlar. Kızılderililerin kafa derisi yüzmesi ve kafatasını kırması ve batılıların türkik kabilelere barbar olarak nitelendirmesinin sebebi budur. Aslında bu işlem şamanlıkta bir saygı ve iyiniyet belirtisidir. Kendilerine de uyguladılkarı bu işlem sayesinede kişinin ruhu hayatta kalır ve kabile ölüm korkusundan arınarak daha güçlü savaşçılar haline gelir. Medyum şamanlar gerçekten geleceği görebilirler. Paranoid şizofren olan bu kişliler bununla uyumlu bir şekilde yaşamasını ve bunu kullanarak gelecek konusunda kompleks tahminler yapmasını öğrenirler. Bu tahminlerin bir kısmı döğru çıkar. Ama çıkmayanlar da olur. Muhbir şamanlar imparatorluğun çeşitli kısımlarına dağılarak çekirdek şamana özel yöntemlerle bilgi iletirler. Bir yerden bir saldırı yada başkaldırı gelme olasılığı varsa bu bilgi mesafe ne olursa olsun derhal çekirdek şamana iletilebilir. Bu şamanlar aletlerinden bazılaını telefon gibi kullanırlar. Bu aletler davul ve helix biçimli boynuzlardan yapılan bir üflemeli alettir. Bu alet lazer gibi çalışır ve sesi noktasal olarak seçilen konuma iletir. Hedef alınan bu nokta haricinde hiçbiryer sesi duymaz. Üzerinde şifreler bulunan şaman davulu ise bilgiyi çekirdek şamana iletmek için kullanılır. Uygun açıda tutulduğunda Çekirdek şaman bu sesi 500 km ye varan mesafelerde duyabilir ve hatta davulun üzerindeki deseni hissedebilir. Hatti kültürüne ait güneş kurslarının da buna benzer bir fonksiyonu vardır. Kursun şekli çekirdek şamanın zihninde oluşur ve böylece mesajın kimden ve dolayısıyla hangi konumdan geldiğini anlar. Bilgiyi iletmek için mors affabesinin daha karmaşık bir biçimi kullanılır.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar