Sonuç: Komünizm, Dinsizliğin İnsanlara Yaşattığı Bir Dehşettir


Komünistlerin, Nazilerin veya sömürgecilerin yaptıkları katliamları, işledikleri cinayetleri, insanlara kasıtlı olarak yaşattıkları ızdırapları düşünenler, bu fikirlerin savunucularının nasıl olup da insanlıktan bu kadar çıkabildiklerini düşünecektir. İşte bu liderlerin yaşattığı vahşetin ve zulmün temelindeki tek neden dinsizlik ve bu insanların Allah korkularının olmayışıdır. Allah'tan korkup sakınan ve ahiretin varlığına kesin olarak iman eden bir insan, buraya kadar anlattığımız zalimliklerin, haksızlıkların, adaletsizliklerin, cinayetlerin hiçbirini kesin olarak yapamaz. Üstelik Allah'a ve ahirete inanan bir insan, ne kadar yoğun telkin edilirse edilsin, böyle sapkın bir ideolojinin peşine takılıp sürüklenemez.

Fakat dinsiz ve Allah'tan korkmayan insanlar hiçbir konuda sınır tanımazlar. Kendisinin ve tüm diğer canlıların tesadüfler sonucunda cansız maddelerden evrimleştiğine inanan, atalarının hayvanlar olduğunu zanneden, madde dışında hiçbir varlığı kabul etmeyen bir insan, biraz telkinle her türlü acımasızlığı kolaylıkla gerçekleştirilebilir. Belki bu tip insanlar ilk bakışta kimseye zarar getirmiyor gibi görünebilir; ancak ortamı oluştuğunda bir anda toplu katliam yapan bir caniye, sırf kendi fikrini kabul etmiyor diye insanları acımasızca döven veya açlıktan öldüren bir katile, nefret, kin ve şiddet dolu bir insana dönüşebilir. Çünkü inandığı dünya görüşü ve değerler bunu gerektirmektedir.

1970 Nobel Edebiyat ödülünü kazanan Rus yazar Alexander I. Solzhenitsyn, 1983'de Londra'da yaptığı bir konuşmada, Rus halkının başına neden bu kadar şeytani olaylar geldiğini şöyle açıklamıştı:

Yarım yüzyıl önce henüz bir çocukken, yaşlıların Rusya'nın başına gelen felaketlerin nedeni için şöyle dediklerini hatırlıyorum: "İnsanlar Allah'ı unuttular, tüm bu felaketlerin nedeni bu." O zamandan beri, 50 yıldır devrimimizin tarihi üzerinde çalıştım, yüzlerce kitap okudum, yüzlerce şahit dinledim, sekiz cilt kitap yazdım. Ama 60 miyon insanı yok eden devrimin ana sebebini formüle etmemi isterseniz şunu tekrarlamaktan başka bir şey yapamam: İnsanlar Allah'ı unuttular; tüm bu felaketlerin nedeni bu.114

Solzhenitsyn'in bu tesbiti son derece isabetlidir. Gerçekten de bir toplumu bu derece dehşete sürükleyecek, her türlü zulme göz yummasına, seyirci kalmasına neden olacak tek şey, Allah'ı unutmasıdır. Oysa Allah, asla unutmayan ve yanılmayandır. Komünizmin acımasız liderleri, kendilerince dünyada bir sistem kurup kitleleri yönettiklerini, büyük bir güç ve kudret sahibi olduklarını zannetmişlerdir. Hatta gizli toplantılar yapmışlar, daha çok güç ve kudret sahibi olmak için insanlara yapacakları zulümleri fısıldaşmışlardır. Ancak onlar tüm bunları yaparken Allah kendilerinden haberdardır ve yaptıklarının karşılığını verecektir. Kuran'da şöyle bildirilir:

Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir. Allah, onları (yaptıklarıyla bir bir) saymıştır; onlar ise O'nu unutmuşlardır. Allah, herşeye şahid olandır. Allah'ın göklerde ve yerde olanların tümünü gerçekten bilmekte olduğunu görmüyor musun? (Kendi aralarında gizli toplantılar düzenleyip) Fısıldaşmakta olan üç kişiden dördüncüleri mutlaka O'dur; beşin altıncısı da mutlaka O'dur. Bundan az veya çok olsun, her nerede olsalar mutlaka O, kendileriyle beraberdir. Sonra yaptıklarını kıyamet günü kendilerine haber verecektir. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir. (Mücadele Suresi, 6-7)

Bir de bu acımasız liderlerin peşinden giden, onların ardından sürüklenen kitleler vardır. Bunların durumu da Kuran'da bildirilmiştir. Bir ayette "Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez. Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar." (Yunus Suresi, 44) diye haber verilir. Yani bu insanlar da Allah'ın dinini unutarak ve Darwinist liderlerin peşine takılarak kendi kendilerine zulmetmişlerdir. Yine bir başka ayette yeryüzünde meydana gelen kötülüklerin, insanların kendileri yüzünden olduğu şöyle bildirilir:

İnsanların kendi ellerinin kazandığı dolayısıyla, karada ve denizde fesad ortaya çıktı. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptıklarının bir kısmını kendilerine taddırmaktadır. (Rum Suresi, 41)

Bu belaların tekrar insanlığa zarar getirmelerini engellemenin tek yolu ise, insanların Allah'a ve ahiret gününe iman ederek yaptıklarının tümünden hesap vereceğini unutmadan yaşamalarıdır. Allah'ın tüm insanlara indirdiği Kuran'a tabi olarak, orada emredilen sevgi, şefkat, merhamet, fedakarlık gibi güzel ahlak özelliklerine sahip olmalarıdır.

Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz. (Nahl Suresi, 97)

DİNSİZLİK

İnsanlar bir cinse, bir millete ve bir dine mensup olmadan önce düşünen varlıklardır. Düşünen bir varlık doğuştan gelen cinsini ve milletini kendi tayin edemeyeceğini, kendisi ile ilgili bu nitelemeyi değiştiremeyeceğini bilir.
Bir dine mensup olup da bu dini kendi seçen çok az insan vardır. Herhangi bir dine inanan, bir dine mensup olduğunu kabul eden insanların çok büyük çoğunluğu bunu kendi iradeleri ile değil, doğdukları ailenin, içinde bulundukları toplumun iradesi ile kabul etmişlerdir. Dünyada çok sayıda din var. Dinini değiştirenlerin sayısının azlığı insanların kendi iradeleri ile din seçiminde bulunamadıklarının kanıtıdır.
Her din kendi mükemmeliyetinden söz edip insanı bir anlamda bağlar. Günah kavramı ile onu hareketsizleştirir. Dinini değiştirenlere hiç bir din hoşgörü göstermez.
Allah'ın gönderdiği ileri sürülen bilinen kutsal kitaplarda "İnsanı kendime en yakın, benden bir parça olarak insanı yarattım." anlamına gelecek ifadeler var. Kuran'da, İncil'de ,Tevrat'da.
Tek olan Tanrı, neden birkaç tane kitap göndermiş olabilir?
Dinler, adına peygamber dediğimiz toplumunun yararını düşünen akıllı insanlar tarafından ortaya konan bir anlamda düzenleyici yasalar, kendilerine göre de anayasalardır.
Dinlerin insanlığa pek çok yararları olmuştur,olmaktadır , zararları da olmuştur, olmaktadır.
Özde insanı Allah'a yaklaştıran birşey olduğuna göre, pek çok da din olduğuna göre, insanın benim aracıya ihtiyacım yok demeye hakkı vardır. Bu hakkı kullananlara dinsiz diyoruz. Bunu olumsuz anlamda kullanırız çoğunlukla. Bu olumsuz bakışın dinlerin birbirine bakışlarındaki olumsuzluktan farkı yoktur.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <img> <b> <dd><img>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar