Neden Dinler Tarihi?

Yeryüzü dinleri inanclari ve var olan dinlerin gecmisten günümüze tarihsel gelismelerinin bir yerde toplanip paylasilacagi dinlertarihi.net sitemizde dinlerin birbirilerine olan bakislari, dinlerin ortak terimler üzerine yorumlarini da ele alacagiz.

Tarih icinde yasanmis dinler arasi iletisim ve diyaloglarinda yer alacagi sitemizde cok kapsamli olarak konular ele alinmaya calisilacaktir.

Web sitemizin temel bakış perspektifi islamiyettir. Mezhep olarak ise Ehli Sünnet Vel-Cemaat'tir.. Sitemizde yayınlanan içerik ve yorumlar islami perspektiften süzülerek ele alınacaktır.

Roma Uygarlığı ve Dini

M.Ö 4 yüzyıl ortalarından sonra kararlı bir biçimde büyümeye başlayan Roma Devleti Büyük İskender İmparatorluğu’nun parçalanışı sürecinde Roma Devleti bütün İtalya’yı tek bir siyasal çatı altında toplamayı başarı. İlk başta küçük olan Roma Devleti ; M.Ö. 200 de Batı Akdeniz’e M.Ö. 168 de bu defa Doğu Akdeniz’e egemen olurken dönemin “ dünya devleti ” oldu.Daha sonra bütün Anadolu da dahil Akdeniz çevresini ele geçirip Atlantikten Fırat’a kadar tarihte ilk ve son defa siyasi bir mekan birliği kurarken aynı zamanda Akdeniz havzasında yine ilk defa bir dil ve kültür birliğinide gerçekleştiriyordu. Döneminde Hıristiyanlığı Roma İmparatorluğunun resmi din olarak kabul ettiren 1. Theodosius ( 379 – 395 ) ölümünden sonra İkiye ayrılan Roma İmparatorluğu önce batı sonrada doğu kısmının yani Bizans İmparatorluğunun yıkılmasıyla ( 1453) yaklaşık 1800 yıl sonra tarih sahnesinden çekilmiştir.

Roma Dini

Çok tanrılı bir din anlayışından gelen Romalılar tabiat kuvvetlerinin birer tanrı olduğuna, tabiatta ve hayatta olan herşeyin tanrısal iradeye bağlı olduğuna inanıyorlardı.

Batıl Dinler

Cenâbı Hakın Peygamberlerine indirdiği vahiyle ilgisi olmayan ve insanlar tarafından uydurulan yanlış inançlardan ibaret olan dinler. Bâtıl, Hakkın zıddıdır. Sabit olmayan şey anlamına gelir.

Bunun sebebi şudur, muhakkak ki Allah hakkın kendisidir, bundan başka taptığınız şeyler ise bâtıldır. Lokman : 30

Söylenen söz ve icra edilen iş için de bâtıl kelimesi kullanılır. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurur:

Yapmakta oldukları şeyler de bâtıl olmuştur Araf : 139

Niçin hakkı bâtıl ile karıştırıyorsunuz? Âli İmrân : 71

De ki: Hak geldi, bâtıl ortadan kalktı. Zaten bâtıl ortadan kalkmaya mahkûmdur İsra : 81

Afrika Dinleri Hakkında Bilgi

Afrika insanının dinsel dünyası Avrupalılarınkinden oldukça farklıdır. Bununla birlikte Avrupa dininin temelinde yatan birçok kavramda Mısır, Hint ve Avrupa etkisini birarada görmek mümkündür. Bu nedenle de çeşitli inanç sistemleriyle dolu olan Zenci Afrika'nın dinsel yaşamını bütünüyle kavramak oldukça güçtür. Ne var ki, Afrika'daki yerli dillerin yeterince öğrenilmesi ve Afrika asıllı incelemecilerin katkıları ile Afrika dinleri daha bir açıklık kazanmış, dinsel olguları açıklamak için gerekli olan terim ve kavramları saptamak kolaylaşmıştır.

Afrika'daki ilkel çağdaş dinler arasında en çok Animizm, Fetişizm ve Totemizm yaygındır. Özellikle Orta Afrika'da, Asya'da ve Pasifik Okyanusu'nun bazı adalarında, hâlâ, yaklaşık olarak 140 milyon kadar insanın kabul ettiği Animizm (Canlıcılık) inanışına göre, yalnız canlı varlıkları değil cansız varlıkları da, birer rufa yönetir. Animizmi tabiatta insan ruhuna az çok benzer ruhlar bulunduğunu kabul eden din olarak tanımlayabiliriz. Zenci Afrika'da Animizm, tslamiyetten hemen sonra gelmektedir. Yapılan istatistiklere göre Afrika'daki müslüman sayısı 102 milyon, animist sayısı 95 milyon, Hıristiyan (katolik, protestan ve kıptî) sayısı ise, yaklaşık olarak 60 milyondur.

“İbrahimî Dinler” Söylemini Dillendirenden Daha Zalim Kim Olabilir?

Az çok tahmin edebiliyorum. Belki birileri başlığı uçuk bulacak, belki birileri dehşete kapılacak. Siyaset ve toplum mühendislerinin yanlarına bir kısım din önderlerini de alarak dinler arası hoşgörü kültürünü yaymaya çalıştığı bir dönemde zaten başlığı atarken böyle bir tepkiyi göze almış oluyorum. Şu halde rahat olduğumu söylemeliyim. Ancak peşin hükümlü olmamayı şiar edinenlere makaleyi sonuna kadar okumalarını tavsiye etmeden geçemeyeceğim.

Başlıkta anlatılmak istenen meramı başka türlü ifade etmek de mümkün. Oradaki soru istifham-ı inkârî dedikleri, red amaçlı sorulardan olduğu için olumsuz bir cümleyle açımlanabilir. Bu bakımdan başlık muhataba, bir şeyi öğrenme isteğini ifade eden inşa cümlesi değil, ona bir şeyi anlatmak isteyen haber/hüküm cümlesidir ve haliyle “İbrahimî dinler” söylemini dillendirenden daha zalim kimse olamayacağı hükmünü muhtevidir. Ve bu yazı da bu hükmü ispat edecek bilgileri ve bu bilgiler arasında kurulması gereken bağlantıları konu edinecektir. Sözün evvelinde başlığın, “Allah tarafından kendisine bildirilen bir gerçeği gizleyenden daha zalim kim vardır?” (Bakara, 140) ayetinin günümüze dönük bir açılımı olarak tasarlandığını ifade edeyim.

4 İncil hakkında bilgi

LUKA İNCİLİ

Dört İncil’den biridir. Yazarı Luka, Antakyalı Yahudi olmayan bir aileden gelir. Luka’nın kaynakları hem yazılı kaynaklardır hem de İsa ile birlikte bulunmuş olanların sözlü şahitliğidir. Antakya'daki bir çok Hıristiyanın sözleri Onun için belirleyici olmuştur.

Luka’nın yazdığı İncil, daha çok Yahudi kökenli olmayan Hıristiyanlar içindir. Bunun için inananları cezbedecek öykülere yer vermiştir. Hıristiyan görüşüne göre, Luka ve diğer İncil yazarları, bu metinleri kaleme alırlarken, Kutsal Ruh’dan ilham almışlardır. Bu İncillerin kıymeti de buradan kaynaklanır.

Çocugunuza kuran okumasını telkin ettiniz mi?

Çeşitli yerlerde söylemişimdir.Bizde Dini eleştirmek mecburiymiş gibi ,birçok alanlarda hep bu yolu takip ederiz.Kardeşim eğer televizyonda “Küçük Ev” dizisinde adam,ailesiyle birlikte kamp kurup,yemek yiyeceği sırada bu nimetleri verdiği için el açıp Allah’a şükrediyorsa ,İrtica mı yapıyor? Bu İrtica değildir?

Size birkaç misal vereyim;

En son ,Carter beni Amerika’ya davet etti.Bir açılışa gittik.3 Bin kişiye bir akşam yemeği verildi.Ertesi sabah,kahvaltıya 150 kişi seçilmişti.Ben de o 150 kişinin içindeydim.Sekizer,on'ar kişilik masalarda oturuldu. Dünyanın birçok yerlerinden gelmiş önemli insanlarla tanışıldı.

Türkleri, dinlerine yabancılaştıran bir korelasyon...

'Türkiye'deki İslamiyetin şekillenmesinde, 'Yahudilerin de' büyük etkisi var; hatta bu dinin şekillenmesinde onlar doğrudan etkili...'

İddia, sizi yadırgattı mı bilmiyorum...Ancak 'iddia etmeden iddia etmek şeklinde bir üslupla' yukarıdaki 'ifade' dile getirildi... (Bunun nasıl yapıldığını, yazacağım)Dile getiren, Soner Yalçın...Efendi 'kitaplarının' yazarı...Soner Yalçın, Doğu Perinçek 'okulunda' yetişmiş iyi bir gazeteci...

Yaptığı pek çok başarılı iş de var...Özellikle bu ülkenin kimi 'kriminal şahsiyetlerini' ayrıntılı tanımak ve analiz etmekte, yazdığı kitapların fazlasıyla katkısı oldu...

Uzay lı dinlerin batıda yaygınlaşmasının başlangıcı..

Rudolf Steiner Buda¹nın 1604 yılında Mars gezegenine yerlestigini iddia
ediyor.62 G.I. Gurdjieff, Günes Sistemi¹nin uzak köselerine sürülen
Beelzebub¹un uzay gezlerinden sözediyor.63 Kitap 1949 yılında ilk defa
yayınlandıgında, ABD¹de ortaya çıkan uçan daire hikayeleri artık dünyaya
iyice yayılmaya baslamıstı.

Uçan dairelerle ve uzaylılarla temas ettigini iddia eden insanlar boy
göstermekte gecikmedi. Bunlar arasında ilk kitap yayınlayanlardan biri
George Adamski oldu. Adamski 1953 yılında Desmond Leslie ile birlikte ³Uçan
Daireler Kondu² adında bir kitap yayınladı.64 Kitabın Leslie tarafından
yazılan Birinci Bölümünde uçan daireler sözde ³tarihsel perspektif² içinde
ele alınıyor.

İbrahimi Dinler Kavramına Dair

gencadam.net/content/view/359/57/ linkinde yer alan bir makaleye reddiye mahiyetindedir. Hatalarımdan ötürü Bâri Teâla ve Tekaddes Hz.lerinden istiğfar ederim.

Bismihi Teala

Mezkur makalede dokuz adet Kuran-ı Kerim ayet-i celilesi sıralanmıştır. Önce bu ayetlere bakalım :

1-) (Ya Muhammed(SAV) De ki:“Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk’a yönelen İbrahim’in dinine iletti. O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.” (En’am, 161)

İçeriği paylaş

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar